Aylık Arşivler - Nisan 2017

Ay Işığında Sohbet

Kum saatinin akıp giden kumlarının her bir zerresine sevgi doldurdum bu gece. Hüzünlerin, çaresiz hasretlerin üstüne ay ışığını serdim. Tüm imkansızlıkları rüzgarın ılık nefesine teslim ettim. Geçmişin dilsiz sohbetine, geleceğin lacivert karanlığına bir çelme takıp ‘Sen’li an’lari yazdım gecenin en tutkulu yalnızlığına. Zamanın acımasız yüzünü camların buğusuna hapsetmekti bütün direnişlerin adı. har(F) har(F), hece hece işledim ismini Beethoven’ın Ay Işığı Sonatı’nın büyüsüne. Sen’de var olmanın manasını tattım bu gece. Ruhumun isyanlarını bir Şiir fısıltısında demlerken, anladım ki [...]

Sohbet Samimiyeti

Yaşamdaki en büyük mutluluklar küçük ayrıntılarda saklı. Kelebeğin bir çiçeğe parmak uçlarıyla konması gibi, incitmeden, itinayla. Güneşin doğayı kucaklaması, bulutların toprağı beslemesi gibi olağanüstü bir dengeler bütünü içinde yaşıyoruz. Elbette hayatın acımasız bir çok yüzü de var. Ama yaşamı kirli, puslu camların arkasından izlemek yerine, temiz ve renkli bir pencereden seyredersek ve pozitif yönlerini anlamlandırırsak, hem kendimize hem de hayatımıza eşlik edenlere fayda sağlamış oluruz. İyi olmak mükemmel olmaktan çok daha önemli bir meziyet. Bir insanın sevincine, üzüntüsüne naif [...]

Bir Demet Sohbet

Kalbimden dökülen kelimelerin silgisine takılıyor içimdeki kambur sevda. Sigaramı, sensiz sohbetlere ilikliyorum şimdi. Sana Geç kalmanın derin üzüntüsü içinde, içimdeki çocuk. Celladın gözlerindeki son merhametti sana olan hasretim. Damarlarımdan akan yalnızlığı süzüyorum şimdi sana dair tüm zamanlarda. Bütün çocuklara Anne oluyorsun kötülük Tanrısına inat. Sesini sakla, yarınlarda umut bulan insanlığa. Toprağın hasretiydi, yastığından damlayan gözyaşın. Kulağımdaki zar’ın derisini yüzen suskunluğun. Hangi Tarih yazabilir senli zamanları şimdi ..

Söyle Sohbet

Yapay zamanların uçsuz bucaksız sohbet odalarından geçerken, gerçekliğin EsRarengiz tılsımına dokunabilmenin sevincimi beynimdeki depremler. İçimdeki Güneşin üşündüğü bir gecede, sana dair düş’leri örtüyorum üzerime. Sırtımda taşıdığım ceset torbalarının dayanılmaz acısı, Varoluşumun dayanılmaz sancısı, Bitmek tükenmek bilmeyen cehaletimin kısır döngüsü, tüm şairlerin mahlası olan ıslak sesin. Bütün tanrıları kıskandıran gözlerin, ve bana bunları yazdıran nedensellik ilkesi. Beynimdeki tüm izafilerin birer simulasyonu olan Zaman, Mekan ve Hareketlerden münezzeh olan Sen. Sen. Newton’un elmasını düşüren bakışlarınmı başımı döndüren yoksa Hiçsizliğimin H(iç)’indeki ayak [...]

Gevezem Sohbet

Bir kıyı, küçük bir kulübe, yemyeşil bir bahçe lazım bize.. Sayısız kitap, bir avuç düş, deniz kokan sabahlar lazım, huzurla hüzün arası şarkılar, Geveze kuşların muhabbeti lazım bize.. Bir gölün içinde saz, Bir tutam gök mavisi, Uzak diyarlara uçacak kanatlar, yalnızlık dehlizinde vals yapan umutlar lazım. Hayatı seyretmek değil, hesapsızca, doya doya yaşamak lazım… Ağaç gölgesi gibi huzur veren insanlar, su gibi sohbetler, Güzel bakışlar lazım bize… Başka kentlerde, ama aynı hislerle, ..Bir fincan kahve?

Lal-i Sohbet

Onunla ilk karşılaştığımız anı anımsıyorum. Diğerlerinden bir farkı yoktu. Zamanla tanımadığımız ortamlarda birbirimize aşina gelmeye başlamıştık. Kalabalıklar içinde belki de sadece aşina olduğumuz için  birbirine çekilen iki kişiydik Gittikçe gozlerimiz biribirimizi arar oldu. Her uzaklaşmamızda  daha da çok çekiliyorduk birbirimize.Onda farklı bir şey vardı çözümleyemediğim. Gizliden gizliye birbirimizi inceliyorduk. Farkındaydık ama gormezden gelmeye çalışıyorduk. Bakışları hep bana asılı kalıyordu. Ve ben bu bakışları arar olmuştum. Kimdin , neydin,  neden bu kadar saklıydın. Bana neler anlatıyordu bakışların hiç bilemedim.  Dilimiz [...]

Sen’li Zaman Sohbeti

Hiç liman görmemiş bir gemi gibiydim boşluğun tam ortasında. Üstüme yıkılan dağlar boyu Sensizlik. Hiç kimsesizliğimin sığınağında hareketsiz öylece bakıyordum buzdan bahçelerime. Spekülatif düşlerin tesellisini gözetleyen akrep ve yelkovanın kavuşma anlarını yaşıyordum. Ruhumun yer altında gömülü süprüntü anıların külleri yakıyordu genzimi. … Ve sonra!. Aklımın bütün taşlarını yerinden oynatan bir meteor yağmuru, rengarenk ışık dokunuşları.. Alnımın ortasına çizilen Sen’li Zamanlar. Kainatıma sayısız bilgelik pencereleri açan, bütün erdemlerin odak noktasında duran eşsiz Ruhun belirdi karşımda. Hayallerimi sıcak tutan içimdeki Sen suretlerine [...]

Muhabbet İzleri

İster yerde, ister gökte, İster cennette, ister cehennemde.. Yansın parmak uçlarım, Son ateşimin tenine değdiği yerde. Ey Sevgili! Ufkun derinliklerinde hasretle seyrettiğim, Koyu maviliğinin muhabbetinde çözülsün Lal olan dilim… Buram buram Sen koksun içim. Aşkla Raks eden pervane başımı düşüreyim omzuna. Toprağın güneşe kavuştuğu yerde, Asırların vuslatına hasret meftun bir Dicle’yim şimdi.. FIRAT’ın asaletli kollarında boğulsun nehirler dolusu yalnızlık. Zamanın yeraltına gömdüm Sana dair vedaları. Ellerine bırakılmış yüreğimi sakla. Tenha köşelerinde kuytu sığınaklar bulduğum sohbetinde demlensin ruhum.

Sohbet Odaları

Muhabbete konuk olan ne kadar yazı varsa özütüyorum güncemde, Radyoda çalan Drama köprüsü karanlığı öldürüyor içimde. Kanı çekilmiş ruhumun ayak izleriydi bana gelişin. Zamanın en güzel rengiydi [23:47], İdam sehpasına çıkmış duygularımın özgürlüğüydü, gecenin yırtılan sayfası. İzafi Aşıkların maskesini düşüren yüzün. hangi EsRarengiz duyguların özetisin? Beni sana getiren kokuya dokunuyorum sağır karanlıklarda. Hayır hayır görüyorum seni, zamanın kalbinden beynimi felç eden bakışlarını. Yüzüme dokunan rüzgarın kanadına bırakıyorum parmak izimi, kim bilir belki ..

Herşeyin Sohbeti

Salonda oturmanın ardışık sevinci içinde, alegorik bir zamanda kalmanın hazin öyküsü, akvaryumun dışında oturan balık yalnızlığıydı sana olan hasretim. Ruhumun iç cebinde taşıdığım hayallerim var benim sana dair. Yerçekimsiz bir zamanda buldum seni. Bin yıllık hasretin sonumu bendeki yalnızlık? Kısır bir anlamın döngüsünde (herşeyin) anlamı sen oluyorsun, hiçliğin anlamsızlığı ben. EsRarengiz bir yapay döngüde buldum seni, şimdi söyle bana! hangi gerçeklik koparabilir beni avucunda taşıdığın ruhumu. Kamburlaşmış sevginin cam kırıklarıyıydı sana ulaşan yollar. Söyle bana, Frida’nın hangi tablosunda dokunabilirim [...]