Bekleme Salonu Yalnızlığı

Bekleme Salonu Yalnızlığı

Uyku seansına ait umutlarımı izliyorum duvardaki tabloda. Koltuklarda kalan mistik kekremsi tadında sohbet kırıntıları, avazı çıktığı kadar susan yatalak bir hasta, dudaklarında süzülen işaret parmağıyla sevgiyi kusan bir hemşire. Birbirinden nefret eden tanıdık tanımadık yüzler. Pencereyi delip, içeri sızan yalancı bahar havası ve geçmiş olmasın tanında sarf edilen yalancı temenniler uçuşuyor koridor boşluğunda. Muhteşem olasılıklar zincirinde oluşan eylemler, ölüm ile yaşam arasındaki medcezir, hayır hayır marquez yanılıyorsun bin yıllık yalnızlık bu yaşadıklarım. Şimdi ben, hangi yalnızlığa anlatabilirim suskunluğumu. Ordasın biliyorum ey kahlom, şimdi tavan arasına gömüyorum tüm aşksızlığımı.

Bu gönderiyi paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir