Fırat ve Dicle Efsanesi

Fırat ve Dicle Efsanesi

Asırlardır var olan imkansız bir Aşk destanıdır ‘Fırat ve Dicle’nin hikayesi. Hüzün ve hasret yüklü hazin bir sevda masalıdır.
Görkem ve asaletin timsali Fırat, Erzincan’ın doğusundan başlar sonsuz aşka akmaya. Dicle ise bambaşka kentlerden; Batman’dan Diyarbakır’a doğru coşturur sularını. Duru bir vuslatın hayalini taşır yüreğinde.
Birbirlerinden uzak, Fırat Dicle’si için, Dicle Fırat’ı icin çağlar.. Mezopotamya’nın kutsal topraklarına bereket taşırlar, hayat verirler. Aşklarının büyüsü saçılır tabiatın koynuna. Fırat bütün güzelliklerinin yanında acımasızdır, zalimdir yıkıp geçer önüne geleni. Tek arzusu Dicle’sine kavuşmaktır. Dicle de bekler Fırat’ını, günün birinde sarılma hayaline tutunur, ne aklına ne de yüreğine sığdırabilir sevgisini. İmkansızlığı, azgın sularında boğup akacaklardır birbirlerine.
Sonunda kavuşurlar, buluşurlar ama farkında bile değillerdir. Öyle ki, artık onları aşan bu sevda, yerle gök arasında kutsanmış ve ebediyete yol almıştır. Fırat uçsuz bucaksız deryalara akarken, Diyarbakır Dicle’ye mezar olur.

Bu gönderiyi paylaş

Comments (2)

  • ha cevap

    cok iyl

    23 Ekim 2017 , 19:40
  • JudeL cevap

    Teşekkürler

    24 Ekim 2017 , 19:15

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir