Fırat ve Dicle Efsanesi

Asırlardır var olan imkansız bir Aşk destanıdır ‘Fırat ve Dicle’nin hikayesi. Hüzün ve hasret yüklü hazin bir sevda masalıdır. Görkem ve asaletin timsali Fırat, Erzincan’ın doğusundan başlar sonsuz aşka akmaya. Dicle ise bambaşka kentlerden; Batman’dan Diyarbakır’a doğru coşturur sularını. Duru bir vuslatın hayalini taşır yüreğinde. Birbirlerinden uzak, Fırat Dicle’si için, Dicle Fırat’ı icin çağlar.. Mezopotamya’nın kutsal topraklarına bereket taşırlar, hayat verirler. Aşklarının büyüsü saçılır tabiatın koynuna. Fırat bütün güzelliklerinin yanında acımasızdır, zalimdir yıkıp geçer önüne geleni. Tek arzusu Dicle’sine kavuşmaktır. Dicle [...]

Gece ve Sohbet

Aklımın saydam odalarında geziniyor düşüncelerim. Her köşesinde Sen’den izler buluyorum. Aşkın en yalın haline bürünmüş bir şiirde dokunuyorum eşsiz Yüreğinin tılsımına..Sonra bir şarkı fısıldıyor, melodisi, ezgisi buram buram Sen kokan. Ne zaman okuduğumu anımsamadığım bir kitabın sayfalarında beliriyor suretin, sevdaya ait ne varsa yazılan, arasından satır satır dökülüyor adının tüm harfleri. İçtiğim su oluyorsun, serin ve berrak. Dudaklarımda dinlenip damla damla süzülüyorsun içime. Gecenin en tutkulu tümcelerinin tek öznesi, kırmızı mor tonlardaki cüretkar düşlerimin mistik prensinin sohbetini dinliyorum. Gördüğüm, dokunduğum her [...]

Sükut

Bir yolcu muyum ben yüreğinizin kıyısında.. duvarlara çarpa çarpa düşen, düştükçe kanatları acıyan kelebek misali.. Sukut’la boğmasaydınız beni, tek bir kelama mest olup uçan bir serçe olsaydım avuçlarınızda, …Siz bilmediniz, sessiz ve hüzünlü nağmeler biriktirdim ben Size, yüreğimdeki sonbahara inat, mavi yeşil umutlar yetiştirdim, Kendi “HiÇ”liği içinde sonsuz okyanusunu seyreden O adamı Sevdim ben.. Sizi anladıkça kendimi çözdüm, çözüldükçe küçüldüm.. … Hep bekledim Sizi, bazen kırıldım, bazen sevinç gözyaşlarını akıttım içime, Eksik yaşanacak baharlara inat, sakladım Sizi.. vazgeçmedim. Beni ben olduğum için sevebilseydiniz keşke, ayaklarım yere basarken bile…

Kristal Düşler

Yoruldun mu bu yabancı hikâyeden?.. Topla ruhunun tüm kırıklarını, gel takılalım bir kelebeğin kanatlarına… Çıkalım bu tablonun içinden!. kendi resmimizi kendimiz çizelim, istediğimiz tonlara boyayalım hayatı.. okyanuslar mor, gökyüzü sarı, güneş mavi olsun mesela… Yüreğinin asil meydanına asalım gökkuşağını, ver omzunu, düşüreyim başımı!.. Kristal Düşlerimizin altında, muhabbetin dibine vuralım. İster misin? Gel beraber yalnız kalalım…

Vazgeç(me)

Çelimsiz bir rüyanın ortasında açıyorum gözlerimi, düşlerimden içeri sızan kokun sarıyor dört bir tarafı, donmuş duygularımın celladını izliyor yüreğim. İçimde biriktirdiğim cehennemden kaçarken yakalanıyorum gözlerine, bir hayatın tüm yanılgılarını saçlarında çözmek isterken suçüstü yakalnıyorum sensizliğe. Özgürlük renginde afişler asıyorum çürüyen kalbimin duvarında. Nasılsa bütün yollar sana açılan bir kapı, sensizliğin yoksunluk sendromunu yaşıyorum sensizliğin gölgesinde. Hangi şefkatli dokunuş seni bana getirir, hangi çırılçıplak özlem seni bana döndürür bilinmez. Toz kondurmuyorum içimdeki sensizliğe, bir gün geleceksin umudu yeşeriyor bedenimde. [...]

İstanbul Sohbet

“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.” üstad Necip Fazıl Kısakürek, bu dizeleriyle nasıl da içten anlatmış aziz şehre olan sevgisini. Sarayları, Ayasofya’sı,Sultanahmet’i, Galata’sı, Kızkulesi ve bir çok güzellikleriyle buram buram tarih kokar Şehr-i İstanbul. Sayısız şiirler şarkılar yazılmış, nice filmlere, romanlara konu olmuştur. Kavgaları, yorgunlukları keder ve sevinçleri bağrında taşır masal Şehir. Mavinin en güzel tonuna boyanmış muhteşem boğaz manzarası,martıları,birbirini tanıyan tanımayan [...]

Aşk Metaforu

Ruhumdaki tüm oksitosinler intihar ediyor bedenimden. Bu gece (s)onsuzluğa açılan bir kapı, tüm geçmiş ve geniş zamanları eritiyorum gözlerimde. Bir adım daha atacak kasveti yok kalbimin, sahi hangi Cehennemin kapısına açılıyordu gözlerin. Akışkan bir yanlızlığa akıyor karanlık, içtiğim sigara dumanına bürünüyor gözlerin. Hangi hazan duygular çalıyor kapımızı bilinmez, kulağımdaki çınlama sağır ediyor içimdeki geceyi. Kırık dökün aynalarada arıyorum içimdeki sensizliği, insan suretinde aşk cesediyle karşılaşıyor içimdeki morg alfabesi. Sonra soğuk bir yanlızlığın ertesinde buluyorum seni, şimdiki zamana ait olmadığımı [...]

Seçilmiş Yalnızlık

Yalnızlıkların en afillisidir seçilmiş yalnızlık. Kapıyı istediğinde açıp istediğinde kapatma özgürlüğünü kendi elinde tutmasıdır insanın. Felsefeyi sokağa taşıyan düşünce adamı; Charles Bukowski’nin de dediği gibi; “Benim için dünyanın en güzel manzarası, içinde yalnız olduğum bir odanın kapalı kapısıdır.” Yaşamın yoğun kalabalıkları, kaosu içinde bazen nefes alamadığımızı hissettiğimiz anlar oluyor. Hatta zamanımızın büyük bir kısmı bu şekilde geçiyor. İş, arkadaş, aile hayatı gibi mecburiyetlerimiz içinde çoğu zaman düşünmeye bile fırsat bulamıyoruz. İçimizden geçen “off, yeter” serzenişlerini kendimiz bile zor duyuyoruz. [...]

ASK VE GURUR

Jane Austenin yazdığı Ask ve Gurur ; Bir beyefendinin kızıyla varlıklı ve soylu toprak sahibi olan bir gencin arasındaki catışmayı  anlatıyor. Soylu ve zengin bir genç ile guzel, zeki ve bağımsız bir kadının aşkı… Soyluluk ve servetten kaynaklı gurur ve kibirin aşk karşısında çaresiz kalışının öyküsü. Mecbur kaldıkları için sohbet etmeye başlayan gençlerin birbirlerini tanıdıkça ne kadar yanıldıklarını anlamaları ve aşkları için  mucadele etmeleri anlatılıyor. Yüreklerine düşen aşk tüm olumsuzluklarına ragmen onları mutlu sona ulaştırıyor. Önyargı ile Özsaygı  çok [...]

Kitap Sohbetleri

Teknolojinin ilerlemesiyle insanlar arasındaki iletişimin azalmaya ve yozlaşmaya başladığı günümüzde, size çok güzel bir etkinlikten bahsetmek istiyorum. Bu etkinlik bir grup arkadaşın kendi aralarında yaptığı kitap okuma etkinliği. Her ay bir kitap seçiyorlar ve aralarından bir kişi bu kitabı diğer arkadaşları için alıyor ve dağıtıyor. Bir ay sonunda toplanıyorlar ve o kitap hakkında sohbet ediyorlar. Bu sayede hem düzenli kitap okuma alışkanlığı kazanılıyor hem de her kitabın; herkesin bakış açısıyla farklı yorumlarını dinleyerek kendilerini geliştirme fırsatı buluyorlar. Sonra kitaptan [...]