SoyLe Sohbet

Yüreğimde horlanmış bir dilencinin hiç yatışmayan öfkesi gibi bir öfke büyüyor şimdi.Kalbimdeki sohbet e Verdiğim değere eşdeğer bir öfke bu! Bu öfke, bir tufanın sebebi bile olabilir. AŞK dolu bir sohbet ile geldim oysa sana. Şimdi yıkık düşüncelerim ve ne işe yaradığını bilmediğim hırpani bir kalbim var. Bir de durmadan büyüttüğüm ve beni ayakta tutan ………. Sevgim anlamlı kılıyordu seni. Şimdi bir çukurda debelenen köksüz bir çiçeksin sadece. Hepsi bu! ~ Minikçe…

Veda Zamanı…

Şimdi hem sözün hem bakışın yüreğime değdiği o bilinmez yerden veda zamanı,,, Beni o yere götüren sohbetinin yalancılığı mı? yoksa benim seni biricik bilmem mi? O sohbetin aslında yalan oluşu mu, yoksa benim inanışlarım mı? Anlamıyorum bunu şimdi ben. Artık anlamam da gerekmiyor. Beni çırpıp çırpıp dururken yüreğinden öptüğüm YAR. Yalanlarında boğul. ~ Minikçe..

Şiirsel Sohbet

BU GECE Bu gece; Tanımadığım yüzlerin arasında ve gölgesindeyim kalemimin,hemde; bu gece, üşüyorum birazda hüzün ve rüzgar sertleşiyor tenimde,hemde; bu gece, bir çocuk sesi ağlıyor; ağlamak rahatlamaksa, kıskanıyorum çocuğu… Bir vapur uzaklaşıyor iskeleden, uzaklaşmak rahatlamaksa; kıskanıyorum vapuru… Sokak lambası aydınlatıyor karanlıktaki yüzümü, kalemim titriyor benden habersiz, bekaretini kaybetmiş hayaller, düşüyor tek tek… Her düşen hayal,eski bir hewal; hemde, bu gece… MURAT SERÇEK YAĞMURDAN SONRASI ADIN GÖKKUŞAĞI Çocukluğumda elimi beyaz kağıda koyar, kalemimi gezdirirdim çevresinde, enbüyük eserim,cinali belkide. Renklerle ilk tanışmam gibisin, gökkuşağı tadında kişiliğin, ana renkler sen,nötr renkler utangaçlığın… Şimdi ben,hiç bilmediğim,görmediğim, yüzünü çizmek istiyorum. Buğulu sesini özlemle dinlemek, dinledikçe yağmurun sonrasını, beklemek istiyorum. Ve yine istiyorum; hep sevgiyle kalmanı… MURAT SERÇEK

Şizofren Sohbet

İnsan, en çok sevdiğine açarmış içini, en çok sevdiğine kaparmış. En çok sevdiğine emek verir, en çok sevdiğinden vefa beklermiş. En çok sevdiğine gülermiş insan, en çok sevdiğine ağlar. En çok sevdiğine Susar, en çok sevdiğine şımarırmış. İnsan en çok kendine kızarmış hayatta, en çok kendine eziyet edermiş. Omuzları ne kadar çökerse çöksün dik dururmuş sevdiklerinin yanında. İçinde saklarmış bütün fırtınaları, Kimse bilsin istemezmiş gözlerindeki sağanakları. İç sohbetine gizlermiş kederini, Yanlız başına toplarmış gecenin eteğindeki taşları. En çok sevdiğine susarmış insan nedensiz nedenlerle!..

Gönülde Kalan Seslerin Sohbeti

Hani Hatırlar mısın sevgili Güzel muhabbetlerimiz vardı gül kurusu yanaklarında Sohbetlerimiz vardı nacizane gülüşlerinin olduğu sokaklarda Bir de neşeyle geceleri aydınlatan gözlerin vardı Mest olurdu bakışlarım peki ya Şarkıları kıskandıran kahkahalarına Ne demeli ölür biterdim sen gülünce şimdilerde ise Bir sokak lambasının altında yazıyorum seni belki görürsün diye..

Karanlığın Sancısı

Sonu ünlem işaretiyle biten cümlelerin avucunda buluyorum geçmişimizi. Diken satan kızın gözlerinde anladım hayatın anlamsızlığını. Yamalı ruhumun gölgesinde, kahve kokulu sardunya gecelerinde dokundum acı(larımıza). Avazım çıktığı kadar susuyorum sana dair cümleleri, EsRa’rengiz ve sağır bir mevsim’in sabahında. Güvercin tedirginliğinde büyüttüğüm sevgiler kanıyor şimdi. Yitik bir aşkın gölgesinde arıyorum ayak izlerini, nerdesin eyy cehennem sabahı. Beni derin çelişkiler girdabında kaybeden, beynim ve kalbim arasında mekik dokuyan mantığımın soluksuz kaldığını hisseder gibiyim. Çok şey öğrendim geçen bin yıl boyunca. iskemi kalbimin, [...]

Sohbetim ve Sen

Bir parça umut, bir nefes sevinçtir yaşamak… Yüreğimin tam ortasında duran gizli saklı sözlerim gibi, Zamanın önünE bırakılmış, öznesi Sen olan mektuplarım gibi, Ay ışığının gölgesinde, yüzümün çizgilerinde gezinen ellerin gibi, Sohbetin demini gönlümün notalarına dönüştüren büyülü Sesin gibi, Gün ışığı raks ederken tenimde, bana kokunu getiren sabah rüzgarı gibi, Aklımı sarhoş eden düşlerin ekseninde dönen pervane başım gibi, Eksik yaşanmış ne varsa hayata dair, hepsini varlığınla tamamlar gibi, Sonsuz hayatımızın renklerini gözlerinin tablosunda seyreder gibi… Sen gibi..Her Şeyim gibi…

Annemle Sohbet

Kızmıyorum sana Anne.. Herkes tercihlerini yaşar… Kendince sebeplerin vardı belki, çekip giderken… Kendi bencilliyetinin tadını sür, sen! Anne.. Dünyaya bir çocuk getirmişsin ve bitmiş görevin.. Sahi Anne hiç aklına gelmiyor muyum? 9 ay nasıl taşıyabildin beni içinde? Karnındayken attığım tekmelerin! cezasını mı çektiriyorsun bana? 9 yıl geçmiş Anne; uyandığımda beni öpmeyeli.. Cici anneme de kızamıyorum beni azarlarken.. 9 ay içinde taşıyan bırakıp gitmiş, o niye sevsin ki? Cici annem severken kızını, okşarken saçlarını, ben gözlerimi kapatıyordum Anne! Bayram bugün Anne, tercihlerini yaşamayan Anneler evlatları ile el ele… Benim suçum neydi Anne? Kızmıyorum soruyorum [...]

Sessiz Sohbet

Çokça yorgunum bu günlerde, biraz kırgın, biraz yaralı, biraz dağınık.. Sizi düşündüm yine, Sizi ve yüreğinizi.. mağrur ve emsalsiz. Sadece Sizi… Ve uçurum bakışlarınızı, ..beni kedere boğan, hiç(kimse)liğimi kusan keskin sözlerinizi… Oysa tek dileğimdi gözlerinizden şiirler okumak, bir yudum çayınıza ortak olmak.. Sessiz sohbetinizden damlayan huzur kırıntılarından tatmaktı bütün Hasretim… Kalabalık yalnızlığımdan kaçıp, çocuk gülümsemeleri toplamak istedim avuçlarınızdan.. ..şimdi yürüdüğüm yollar eskiyor, Varmak istediğim yer, gitgide uzaklaşıyor ayaklarımın altından. …. Tek bir sözünüzle ayaklarım yerden kesilirdi.. Tek bir sözünüz içimdeki koca bir şehri yerle bir etti. İnşa ettiğim hayal kentin viranesinde, ben yine [...]

Sen Gelince Sohbet

Bir hayat yeşerdi kalbimin toprağında, Sen gelince.. Bir demet sevinç, sonsuz huzur, Tepeden tırnağa umut sardı her yeri, Şiir açan güne doğmuş bir güneş misin? Gönlüme salıncak kuran çocuk heyecanım mı? Elma şekeri tadındaki hayal misin avuçlarımı boyadığım? Kitap kokusundaki dostluk mu sohbetin? Mavi bir ışıktan damlayan aŞk mı gözlerimdeki (F)er… Nefesim, iç çekişim, Çokluğuna da yokluğuna da gülümsediğim, biliyorsun. …Şiiri, Baharı, Yaşamayı… Bir de Seni Çok Seviyorum.