BLOG Son Yazılar

Platon ve Mağara Alegorisi

Antik çağın ilk ve en önemli filozoflarından olan Platon, Sokrates’in öğrencisi ve Aristoteles’in de hocasıdır. O’na göre iki evren vardır. Biri, sonsuz ve mükemmel olan ‘idealar evreni’, diğeri ise ölümlü ve mükemmel olmayan ‘nesneler evreni’. Bu iki evren arasındaki belirgin farkı anlatmak için, hocası Sokrates’in ağzından Mağara Alegorisini ortaya atmıştır ki, insanın içinde bulunduğu toplum gerçeğini gözler önüne sermektedir.
Doğdukları ilk andan itibaren bir mağarada zincirlenmiş ve hiç bir şekilde hareket edemeyen insanlar düşünelim. Bu insanlar mağaranın kapısını göremiyorlar. Sadece kapının önünden geçen insan ve hayvan gölgelerinin duvara yansımasını izleyebiliyorlar ve seslerini duyuyorlar. Bütün algıladıkları bunlardan ibaret. Bir gün içlerinden biri zincirlerinden kurtulup mağaranın dışına çıkıyor. Bugüne kadar gördüğü bütün gölgelerin gerçek halleriyle karşılaşıyor. Sonra gelip gördüğü her şeyi diğer insanlara anlatıyor. Ama onları bir türlü inandıramıyor. Yine o yansıma ve gölgelere inanmaya devam ediyorlar.
Çünkü kendi zincirlerinin mağarasında yaşayan insanlar, gerçekler önlerine konulduğunda bunu asla kabul etmezler ve karanlık hayal dünyalarından çıkmak istemezler.
Bu alegoride, Mağara;toplumu , Zincirler;toplum içindeki kalıpları, dogmaları,kuralları, Gölgeler ise; toplumun kendi belirlediği ve Sorgulamadan benimsediği doğruları temsil etmektedir. Mağaradaki insanlar toplumun parçası olmuş ancak farkındalığı gelişmemiş ve hakikatlere gözlerini kapatmış bireylerdir.
Platon’un “İdealar Evreni”ne ulaşmak için beynimizi ve ruhumuzu Kâinatın gerçeklik ışığına sonuna kadar açmamız gerekiyor.

3 views kez okundu

0 Yorum yapıldı

Paylaş : Facebook | Twitter | Instagram | TumblrSosyal Medya

Yorumlarınız yönetici onayından sonra yayınlanacaktır.